Sayfalar

12 Şubat 2011 Cumartesi

Eskiden Pazar Sabahları ...

Yıllar önce Ankara da duvarları rutubetli bir öğrenci evinde huşu içinde yapılırdı.
Delikanlı yatakta yarı çıplak esneyip gerinirken, sevgili, sarışın kıvırcık saçlarını erkeğinin yüzüne sürterek uyandırırdı."Kahvaltı hazııırrr Lordummmmm!".Belki de tek yüksek sesli konuşma bu olurdu o zamanlar.Çok konuşulmaz günün ve anın kutsallığı zedelenmezdi.

Fokurdayarak "Ben oldum" diyen demlik dolusu çay, delikanlının alışveriş düdüğüydü aynı zamanda.
İki adet gazete üç paket sigara,bir kutu süt,fırından yeni çıkmış üç adet ekmek olurdu,sevgilinin vividentleri bitmemişse tabi!Hafif konulardan oluşan kahvaltı sohbetine baygın "ezginin günlüğü" şarkıları eşlik ederdi.Dedik ya çok konuşulmaz büyü bozulmazdı!

Hafiften oynaşarak beraberce toplanan bir ayağı sakat (ki adı Kore gazisi Hamdi Çavuş'tu) yemek masası ketum bir dosttu her duyduğunu muhafazakar mahelle çevresine duyurmazdı ispiyoncu Kamil gibi! (yatak odasının çatlak camı idi,ev sahibi daha sonra kendisini emekliye ayırdı.Yerini Hayri adında yeni bir pencere camına bıraktı) Yerin dört bir yanına çarşaf çarşaf serilen gazete sayfaları
üzerlerine uzanılarak rahat rahat okunurdu.Önemli yerlerin üstünde durulur sevgili ile paylaşılırdı,neyin önemli olacağı çok belli olmazdı.Sabit kur politasından dalgalı kur politakasına geçilmesinin ardında yatan global konjüktür de önemli bulunabilirdi ünlü bir pop müzik sanatçısının tanınmış bir işadamıyla yaşadığı beraberliğin mahrem görüntülerinin basına sızdırılması da.Gülünecek şeyler mutlaka bulunurdu "ah yazık" dedirtecek şeyler de.Ama ne bulunursa bulunsun bu delikanlı için sevgilinin gülerken beliren gamzelerini yakından tetkik etmek için bir sebep olurdu. Saatler süren bu huzur seansı süresince kupalar dolusu çay içilir en az yarım paket sigara tüketilirdi.Müziğin "Ezginin Günlüğü" nden seçilmesi bir adettendi, hiç bitmemesi de!Pazar kahvaltıları ve sohbetleri illaki de yerde başlar yerde biterdi!Sevgilinin bir kıvrımından başlardı çoğu kez felaket,bütün gazete kağıtları kırışıncaya kadar da orada sürerdi.Peki eskinin "Kutsal Pazar Kahvaltılarında" hiç mi kötü bir şey olmadı?Elbette oldu!
Resmi rakamlara göre iki adet çaydanlık bu aşkın ateşinde diplerinden eriyerek ebediyete intikal ettiler.Başkaca bir kayıp yaşanmadı.Dedik ya eskiden pazar kahvaltıları kutsaldı...

Hiç yorum yok: